
Scooter Space
tarafından DRSV, LLC.
4,3
- Güvenlik
- 100% Safe
- Kategori
- Spor
- Puanlar
- 4,3
- Fiyat
- Free
- İndir
- 5.00M
Bu uygulama güvenli, güvenilir ve ücretsiz yüklenebilir; herhangi bir risk veya kötü amaçlı yazılım olmadan hızlı indirmeler sunar.
Ekran Görüntüleri








Analiz eden: Getfullapps
Benim için Scooter Space’in temel cazibesi, scooter sürüşünü kısa bir arada hemen deneyebileceğim kadar erişilebilir kılması. Oyuna girince önce hareket etmeye, parkın içinde kendime bir rota bulmaya ve çevrimiçi oturumun nasıl bir ortam sunduğunu görmeye yöneliyorum. Bu, sonucu kesin bir yarışa bağlamayan; keşif, kontrol ve diğer oyuncularla aynı alanı paylaşma üzerine kurulu bir spor oyunu. Scooter Space’i değerlendirirken de en çok bu döngüye bakıyorum: harekete geçmek, yaptığım hareketin karşılığını görmek, oyunun sunduğu ödül hissini tartmak ve yeni bir oturuma dönmek için neden bulmak.
İlk dakikalarda ne yapıyorum?
Oyunun geliştiricisi DRSV, LLC. ve kategori olarak spor oyunları arasında yer alıyor. Scooter üzerinde hareket etme fikri hemen anlaşılır olsa da ilk dakikaları yalnızca düğmelere alışmaya ayırmak yerine parkın yapısını incelemek daha verimli. Ben önce açık ve rahat görünen bir güzergâhta yön değiştirmeyi deniyor, sonra çevredeki geçişleri kullanarak hareketlerimi birbirine bağlamaya çalışıyorum. Böylece amaçsızca dolaşmak yerine alanı tanımaya başlıyorum.
İlk hissin basit olması, oyunun hiçbir öğrenme payı olmadığı anlamına gelmiyor. Dokunmatik ekranda hareket ederken küçük yön değişiklikleriyle geniş dönüşler arasındaki farkı fark etmek gerekiyor. Ekran küçükse veya telefonu alışık olmadığınız biçimde tutuyorsanız komutlarınızı olduğundan daha sert vermeniz kolay. Bu yüzden ilk oturumda hızdan çok kontrolü öğrenmek, sonradan yaşanacak hayal kırıklığını azaltıyor.
Hareket, geri bildirim ve tekrar isteği
Scooter Space’in en çekici tarafı, hareket ederken verdiği akışkanlık hissi. Buradaki hız, yarış oyunlarındaki gibi sürekli yüksek tempoya dayanmıyor. Daha çok kısa hızlanmalar, yön değiştirme ve uygun bir çizgi bulma üzerine kurulu bir deneyim sunuyor. Ben oynarken eğlenceyi yalnızca hızlı gitmekte değil, park alanını okuyup hareketleri birbirine bağlamaya çalışmakta buldum.
Bu nedenle oyuna girerken beklentiyi doğru kurmak gerekiyor. Eğer aradığınız şey rakiplerle sürekli yarıştığınız, sonucu net olan bir spor oyunuysa burada aynı yoğunluğu bulamayabilirsiniz. Scooter sürüşünün rahat tarafını sevenler içinse hızın kontrollü kalması avantaj. Özellikle ilk dakikalarda kamera, yön ve hareket alışkanlığı kazanmak daha kolay oluyor.
Özel parklar bu hissi destekliyor. Aynı alanda yalnızca düz bir çizgide ilerlemek yerine çevreyi inceleyip farklı geçiş noktaları arıyorsunuz. Benim önerim, ilk oturumlarda doğrudan çevrimiçi kalabalığa dalmak yerine parkın düzenini anlamaya çalışmanız. Bu, hareketlerin daha bilinçli yapılmasını sağlıyor ve oyunun yalnızca rastgele dolaşmaktan ibaret olmadığını gösteriyor.
Hız konusunda önemli bir ayrıntı da kontrol duygusu. Ekranda çok hızlı hareket ediyormuş gibi görünmek her zaman daha iyi bir deneyim anlamına gelmiyor. Küçük ekranlarda ani yön değişimleri zorlaşabildiği için, biraz daha sakin oynadığımda daha az hata yaptığımı fark ettim. Bu yaklaşım özellikle dokunmatik kontrollerde işe yarıyor.
Sırada Keşfedilecek Makaleler

Benim Konuşan Angela'm: Kişisel Bakımdan Oyuncu Topluluğuna

8 Ball Pool’da Hata Anında Masa Ne Kadar Dayanıklı?

Google Meet, Mobil Görüşmeleri Android ve iOS’a Göre Şekillendiriyor

Google Play Store: Android’in Dağıtım Kapısını Kim Denetliyor?

iTunes’tan YouTube’a: Video Uygulamaları Oynatmanın Ötesine Nasıl Geçti?

Fortnite Mobil Aksiyonda Nişan Kadar Karar Vermeyi de Ödüllendiriyor
Kısa oturumlarda parkı okumak
Örneğin işe ya da okula giderken beklediğiniz kısa bir arada oyunu açtığınızı düşünün. Birkaç dakika içinde bir parkı dolaşıp çevrimiçi oturuma bakabilir, sonra oyundan çıkabilirsiniz. Bu senaryoda Scooter Space başarılı; uzun bir hazırlık istemiyor ve spor teması sayesinde basit bir bulmaca oyunundan farklı bir mola hissi veriyor.
Bu kısa kullanım biçiminde küçük bir alışkanlık fark yaratıyor: her girişte aynı çizgide hızlanmak yerine önce çevreye bakıp o oturum için tek bir hareket hedefi seçmek. Örneğin bir geçişi daha kontrollü almak ya da parkın daha önce gözden kaçırdığınız bölümünü görmek, oturuma kişisel bir amaç kazandırıyor. Oyun bunu zorunlu bir görev gibi dayatmıyor; hedefi kendiniz koymanız, serbest yapının hem güçlü hem de zaman zaman belirsiz kalan tarafı.
Ancak uzun bir oturumda beklentiler değişiyor. Aynı hareket biçimlerini tekrarlamak bir süre sonra daha az heyecan verici olabilir. Ben bu noktada oyunu aralıksız oynamak yerine kısa oturumlara bölmeyi daha mantıklı buluyorum. Böylece hız ve hareket hissi taze kalıyor, tekrar duygusu daha geç ortaya çıkıyor.
Çevrimiçi alanın kattığı şey
Çevrimiçi oturumlar, oyunun tek başına parkta dolaşmaktan daha canlı hissettirdiği anlar yaratıyor. Başka oyuncuların bulunduğu bir ortam, aynı alanları daha dikkatli kullanmanıza neden olabiliyor. Yine de çevrimiçi yapıdan, rekabetçi bir lig veya ayrıntılı bir spor organizasyonu beklememek gerek. Bu oyun daha çok aynı dünyayı paylaşma ve scooter etrafında vakit geçirme fikrine yaslanıyor.
Bu paylaşımın değerini, başkalarının varlığını bir skor tablosu gibi değil, parkın atmosferinin bir parçası olarak gördüğünüzde daha iyi anlıyorsunuz. Rekabet arayan biri için bu yaklaşım eksik kalabilir; rahatça dolaşmak isteyen biri içinse oturumu daha az yalnız hissettirebilir. Bağlantınız kararsızsa çevrimiçi deneyimin keyfi de azalabilir, bu nedenle hareketlerin tutarlı görünmediği anlarda tek başınıza keşfe dönmek daha huzurlu bir seçenek olabilir.
Hareketten sonra gelen ödül hissi
Buradaki ödül duygusu, her oturumda belirgin bir sonuç ekranı ya da büyük bir ilerleme basamağı arayan oyuncunun beklediği türden değil. Benim için karşılık, parkı daha iyi tanımak, bir rotayı daha akıcı tamamlamak ve önceki denememdeki kontrol hatasını azaltmakta yatıyor. Bu daha kişisel bir tatmin; oyunun serbest yapısına uyuyor ama dışarıdan verilen net hedefleri seven oyunculara zayıf gelebilir.
Bu ayrımı baştan bilmek, “oyunda ilerliyor muyum?” sorusunu doğru yanıtlamaya yardımcı oluyor. Eğer ilerleme sizin için kilit açma, kariyer basamakları veya açıkça ölçülen sonuçlar demekse, Scooter Space’in rahat dolaşma tarafı yeterli olmayabilir. Buna karşılık kendi küçük hedeflerinizi belirlemekten hoşlanıyorsanız, aynı parkta yaptığınız daha kontrollü bir tur bile tekrar oynamak için anlamlı bir sebep oluşturabilir.
Yoğun kullanımda akıcılık ve kaynak ihtiyacı
Oyunu değerlendirirken yalnızca boş bir parkta dolaşmaya bakmak yanıltıcı olabilir. Çevrimiçi bir oturuma girildiğinde, ekranda daha fazla hareket ve daha fazla görsel bilgi olduğunda deneyim farklı hissedilebilir. Benim için burada asıl ölçüt, hareketlerin komutlardan çok geride kalmaması ve kameranın kontrol edilebilirliğini korumasıydı.
Yoğun anlarda yaşanabilecek en belirgin sorun, dokunmatik girişlerin hassaslaşması. Ekran küçükse veya parmaklarınızın konumu değişirse, istediğiniz yönü vermek yerine daha geniş bir dönüş yapabilirsiniz. Bu durum oyunun bozuk olduğu anlamına gelmez; fakat hassas hareket bekleyen oyuncular için rahatsız edici olabilir. Telefonu yatay tutmak ve ekranı kapatan kılıflardan kaçınmak pratik bir fark yaratıyor.
Kaynak kullanımı konusunda cihazdan cihaza farklılık beklemek gerekir. Scooter Space, Android 7.0 ve üzeri sistemlerde çalışıyor; bu, geniş bir telefon aralığına kapı açıyor. Fakat işletim sisteminin desteklenmesi, her cihazda aynı akıcılığın alınacağı anlamına gelmiyor. Özellikle eski telefonlarda uzun oturumlar sırasında ısınma veya performans düşüşü hissedilirse, grafik yoğunluğu ve çevrimiçi kullanım birlikte düşünülmeli.
Benim kullanım tavsiyem, oyuna girmeden önce arka plandaki gereksiz uygulamaları kapatmak. Bu, yalnızca Scooter Space için değil, çevrimiçi hareket içeren her mobil oyun için mantıklı bir alışkanlık. Telefonunuz zaten yoğun çalışıyorsa, oyunu açar açmaz karar vermek yerine birkaç dakika oynayıp kontrol hissini değerlendirin. İlk saniyelerdeki izlenim, uzun oturumdaki davranışı her zaman göstermeyebilir.
Telefonu zorlayan anları nasıl yönetmeli?
Kalabalık bir çevrimiçi oturumda telefonunuzu şarj olurken kullanmak yerine, mümkünse normal sıcaklıkta oynamayı tercih ederim. Bu, oyunun belirli bir donanım gereksinimi olduğu anlamına gelmiyor; yalnızca ısınan bir cihazda dokunmatik tepkinin ve genel kullanım rahatlığının düşebileceğini hatırlatıyor. Uzun süre oynayacaksanız kısa aralar vermek de hem telefonu hem de dikkatinizi korur.
Bir başka pratik nokta, bağlantının kararlı olması. Çevrimiçi oturumun anlamlı kısmı, hareketlerin ve diğer oyuncuların dünyada tutarlı görünmesine bağlı. Bağlantınız sık sık değişiyorsa, tek kişilik dolaşma hissi daha rahat gelebilir. Burada oyunun değerini belirleyen şey yalnızca cihaz değil, oynadığınız ortam da oluyor.
Bu yüzden Scooter Space’i değerlendirirken “en güçlü telefonda nasıl çalışır?” sorusundan önce “ben nerede oynayacağım?” sorusunu sormak daha doğru. Evde güçlü ve kararlı bağlantıyla oynayan biriyle, eski bir telefonla dışarıda kısa süreli oturum açan kişinin deneyimi aynı olmayacaktır.
Başka spor oyunlarına göre tercih
Bu oyunu klasik yarış oyunlarıyla karşılaştırırken temel fark, bitiş çizgisi ve sıralama baskısının merkezde olmaması. Yarış odaklı bir alternatif, kısa sürede net bir amaç ve ölçülebilir bir sonuç sunar; Scooter Space ise parkın içinde hareket etmeye ve çevrimiçi alanı paylaşmaya daha fazla yer bırakıyor. Bu nedenle “bir tur atıp sonucu göreyim” diyenlere yarış oyunu, kuralsızca scooter sürmek isteyenlere buradaki yaklaşım daha uygun.
Kaykay veya bisiklet temalı oyunlar da benzer bir hareket hissi vaat edebilir, ancak aradığınız şey teknik numaraları öğrenmek ya da ayrıntılı bir kariyer kurmaksa daha uzmanlaşmış seçeneklere yönelmek mantıklı. Scooter Space’i seçmek için iyi neden, bu derinlik iddialarından çok, özel parklarla çevrimiçi oturumun sunduğu rahat ve doğrudan deneyim. Alternatifler arasında karar verirken kendinize “hedef mi, serbestlik mi?” diye sormak yeterince açıklayıcı olabilir.
Güvenilirlik, sürüm ve uzun vadeli kullanım
Oyunun geliştiricisi DRSV, LLC. ve mevcut sürümü 1.035. Benim açımdan sürüm numarasından daha önemli olan, temel deneyimin anlaşılır olması ve oyuna her girişte ne yapacağınızı bilmeniz. Scooter Space bu konuda karmaşık görünmüyor: park alanına giriyor, hareket ediyor ve çevrimiçi oturumun sunduğu paylaşılmış ortamı keşfediyorsunuz.
Mağaza tarafındaki ilgi de az değil; oyun beş milyondan fazla yüklemeye ulaşmış ve ortalaması 4,3 seviyesinde. Bu rakamlar tek başına herkesin memnun kalacağını göstermez, fakat oyunun niş bir meraktan ibaret olmadığını anlamaya yardımcı olur. Benim deneyimimde de erişilebilir yapı, ilk kez deneyenleri çabuk içine çekebilecek kadar sade.
Yine de güvenilirlik yalnızca oyunun açılmasıyla ölçülmez. Oyuncu, çevrimiçi oturumlara katıldığında kontrolün tutarlı kalmasını ve ilerleme hissinin anlaşılır olmasını ister. Scooter Space’in daha serbest yapısı, kesin hedefler ve net sonuçlar arayan kişiler için zaman zaman belirsiz gelebilir. Ben bunu hata olarak değil, oyunun tasarım tercihinin bir sonucu olarak görüyorum; fakat satın alma veya uzun süre oynama kararı verirken bilinmesi gereken bir nokta.
Ücretsiz erişim, denemeyi kolaylaştırıyor; buna karşılık uygulama içi satın alımlar öğe başına ₺109,99 ile ₺979,99 arasında değişiyor. Bu aralık, oyunu ücretsiz başlatmakla oyun içindeki bazı öğelere para ayırmak arasında ciddi bir fark olduğunu gösteriyor. Benim önerim, önce temel sürüşü ve çevrimiçi oturumları yeterince deneyip gerçekten düzenli oynayıp oynamadığınızı anlamanız.
Ücretsiz erişim, oyunun en güçlü yanlarından biri; çünkü scooter teması ilginizi çekiyor mu, bunu ödeme yapmadan görebiliyorsunuz. Ancak uygulama içi öğeler sizin için önemliyse, bütçenizi baştan belirlemek daha sağlıklı. Bir oyunun kısa molalarda eğlenceli olması, içindeki her satın alma seçeneğinin gerekli olduğu anlamına gelmez.
Kimler rahat eder, kimler zorlanır?
Scooter sürüşünü, serbest park keşfini ve çevrimiçi ortamı seven oyuncular için uygun bir başlangıç noktası. Özellikle spor oyunlarında ağır simülasyon kurallarından sıkılan, ama tamamen rastgele bir arcade deneyimi de istemeyen kişiler burada dengeli bir seçenek bulabilir. PEGI 3 yaş derecesi de oyunun geniş bir kitleye yönelik olduğunu gösteriyor.
Öte yandan ciddi rekabet, kapsamlı kariyer sistemi veya gerçekçi spor yönetimi arayanların başka bir kategoriye bakması daha doğru olur. Yarış oyunları net sıralama ve zaman baskısı sunarken, scooter temalı bu deneyim daha serbest kalıyor. Kaykay veya bisiklet oyunlarında daha fazla teknik hareket arayan oyuncular da burada beklediği derinliği bulamayabilir.
Benim için en iyi kullanım şekli, oyunu tek bir ana oyun yerine kısa aralarda açılan rahat bir seçenek olarak görmek. Bir arkadaşınıza “birkaç dakika oynayalım” diyebileceğiniz türden bir havası var. Fakat her oturumda yeni bir hedef, yeni bir bölüm veya güçlü bir ilerleme duygusu bekliyorsanız, bir süre sonra motivasyonunuz düşebilir.
Çocukların oynayacağı bir cihazda ise yaş derecesi olumlu bir işaret olsa da uygulama içi satın alma seçenekleri nedeniyle cihaz ayarlarını kontrol etmek iyi bir fikir. Bu, oyunun güvenli olmadığı anlamına gelmez; yalnızca ücretsiz başlayan mobil oyunlarda ailelerin alışkanlık haline getirmesi gereken basit bir önlem. Böylece oyun eğlencesi ile harcama kontrolü birbirinden ayrılmış olur.
Ödüller ve harcama konusunda ölçülü olmak
Satın alma kararını, oyunda ne kadar vakit geçirdiğinize göre vermek daha sağlıklı. Bir öğe yalnızca görünüşünüze ya da kişisel tarzınıza katkı sağlıyorsa, bunun sizin için gerçek bir değer taşıyıp taşımadığını düşünün; temel hareket hissini sevip sevmediğinizi anlamadan ödeme yapmak gereksiz olabilir. Ücretsiz başlangıç bu denemeyi mümkün kılıyor, fakat seçeneklerin fiyat aralığı nedeniyle harcama sınırını önceden belirlemek özellikle aile cihazlarında işe yarar.
Bir başka küçük karar da oyunu ne zaman çevrimiçi, ne zaman daha sakin biçimde oynayacağınız. Dikkatiniz dağınıksa veya bağlantınız zayıfsa, oturumdan beklediğiniz geri bildirimi alamayabilirsiniz. Parkı tanımak için sakin bir anı, başkalarının olduğu ortamı denemek içinse bağlantının daha güvenilir olduğu zamanı seçmek, aynı oyundan aldığınız keyfi artırabilir.
Benim performans kararım
Scooter Space’i başarılı bulduğum nokta, scooter temasını ulaşılabilir bir mobil deneyime dönüştürmesi. Hız hissi yeterince canlı, özel parklar keşfetmeye değer bir çerçeve sunuyor ve çevrimiçi oturumlar tek başına dolaşmaya göre daha hareketli bir atmosfer yaratıyor. İlk kez açan birinin hemen denemeye başlayabilmesi de önemli bir artı.
Buna karşılık, oyunun serbest yapısı herkesi uzun süre taşıyamayabilir. Net yarış sonuçları, yoğun teknik derinlik veya sürekli açılan yeni hedefler arayan oyuncular için daha uzmanlaşmış spor oyunları daha iyi seçim olabilir. Ayrıca cihazın yaşı, ekran boyutu ve bağlantı kalitesi, özellikle yoğun çevrimiçi anlarda deneyimin rahatlığını doğrudan etkileyebilir.
Benim net tavsiyem: Scooter Space’i ücretsiz olduğu için deneyin, fakat onu uzun soluklu bir simülasyon gibi değil, kısa ve sosyal scooter oturumları için tasarlanmış bir oyun gibi değerlendirin. Telefonunuz desteklenen Android sürümünü kullanıyorsa ve park alanlarında serbestçe hareket etmek size eğlenceli geliyorsa, indirmeye değer. Ancak satın alma seçeneklerine yönelmeden önce temel oynanışın sizi gerçekten ne kadar süre tuttuğunu görmek en akıllı yaklaşım.
Sonuç olarak bu oyun, hızın tek başına amaç olmadığı, hareket etmenin ve çevrimiçi bir parkı paylaşmanın öne çıktığı bir spor deneyimi. Ben onu özellikle kısa molalarda, fazla kurala boğulmadan scooter kullanmak isteyenlere öneririm. Daha rekabetçi, daha teknik veya daha hikâye odaklı bir oyun arıyorsanız başka alternatifler sizi daha uzun süre memnun edebilir; fakat kolay başlayan, ücretsiz denenebilen ve scooter fikrini merkeze alan bir seçenek istiyorsanız Scooter Space makul bir tercih.
Artıları
- Şehir içinde scooter kullanmayı öğrenmek için güvenli ve eğlenceli bir ortam sunuyor.
- Basit kontrolleri sayesinde kısa sürede alışılabiliyor.
- Farklı bölümlerdeki görevler oynanışa çeşitlilik katıyor.
- Kısa oyun seansları için uygun, hızlıca oynanabiliyor.
- Renkli grafikler ve akıcı animasyonlar genel deneyimi destekliyor.
Eksileri
- Bazı bölümlerde görev hedefleri yeterince açık olmayabiliyor.
- İlerleyen seviyelerde tekrar hissi oluşabiliyor.
- Reklamlar oyun akışını zaman zaman kesintiye uğratabiliyor.
- Kontroller küçük ekranlarda hassas kullanım gerektirebiliyor.
- İçerik çeşitliliği uzun süreli oyuncular için sınırlı kalabilir.
Scooter Space hakkında sıkça sorulan sorular
Scooter Space nedir ve oyunun temel amacı nedir?
Scooter Space, oyuncuların scooter kullanarak çeşitli alanlarda dolaştığı, hareketler yaptığı ve diğer oyuncularla etkileşime girdiği çevrim içi bir mobil oyundur. Oyunda yalnızca hız yapmak yerine keşif, serbest sürüş ve kişiselleştirme öne çıkar. Farklı bölgeleri gezebilir, scooter becerilerinizi geliştirebilir ve kendi oyun tarzınıza uygun bir deneyim oluşturabilirsiniz.
Scooter Space internet bağlantısı olmadan oynanabilir mi?
Scooter Space’in temel deneyimi çevrim içi özelliklere dayandığı için stabil bir internet bağlantısı gerektirebilir. Özellikle diğer oyuncularla aynı ortamda bulunma, çevrim içi etkileşim ve bazı oyun alanlarına erişim sırasında bağlantı önemlidir. İnternet olmadan uygulama açılabilse bile tüm özelliklerin kullanılabileceği garanti edilmez; bu nedenle Wi-Fi veya güvenilir bir mobil veri bağlantısı önerilir.
Scooter Space içinde karakter ve scooter özelleştirme seçenekleri var mı?
Evet, Scooter Space oyunculara karakter görünümünü ve scooter tarzını kişiselleştirme imkânı sunar. Kullanılabilen seçenekler sürüme ve oyun içindeki ilerlemenize göre değişebilir. Renkler, kıyafetler, aksesuarlar veya scooter görünümü gibi ayrıntılar sayesinde diğer oyunculardan farklı bir tarz oluşturabilirsiniz. Bazı özelleştirme içerikleri oyun içi ilerleme ya da satın alma gerektirebilir.
Scooter Space çocuklar için uygun mudur ve uygulamada sohbet özelliği bulunur mu?
Scooter Space, sosyal ve çevrim içi oynanış unsurları içerdiğinden çocukların kullanımında ebeveynlerin dikkatli olması gerekir. Oyunun yaş derecelendirmesini, gizlilik politikasını ve varsa sohbet ya da oyuncu etkileşimi özelliklerini indirmeden önce kontrol etmek önemlidir. Çocukların kişisel bilgilerini paylaşmaması, tanımadığı kişilerle iletişim kurmaması ve uygulama içi satın alımların ebeveyn denetimiyle sınırlandırılması önerilir.
Scooter Space ücretsiz mi, uygulama içi satın alma içeriyor mu?
Scooter Space genellikle ücretsiz indirilebilen bir oyun olarak sunulsa da oyun içinde isteğe bağlı satın alma seçenekleri bulunabilir. Bu satın alımlar kozmetik ürünler, özel içerikler veya ilerlemeyi kolaylaştıran seçenekler şeklinde olabilir. Oyunun ücretsiz olması tüm içeriklerin ücretsiz olduğu anlamına gelmez. İndirmeden önce mağaza sayfasındaki ödeme bilgilerini incelemeniz ve özellikle çocukların kullandığı cihazlarda satın alma onayı ayarlarını etkinleştirmeniz faydalı olur.
Scooter Space Hakkında Kendi Dilinizde Okuyun
Scooter Space
Bu site, üçüncü taraf uygulamalar hakkında bağımsız bilgiler sunar ve burada yer verilen hiçbir uygulamayla bağlantılı değildir; bu uygulamaların sahibi, geliştiricisi veya dağıtıcısı da değildir. Uygulama adları, logoları ve ticari markaları ilgili sahiplerine aittir. Geliştirici bilgileri referans amacıyla sunulmuştur; lütfen geliştiriciyle doğrudan info@gmail.com üzerinden iletişime geçin, http://drsv.jp/ adresini ziyaret edin veya https://drsv.jp/privacypolicy sayfasını inceleyin.













